Kıbrıs ODTÜ Dans Festivali

Okulumuz eğitmenlerinden Serdar Ömer ve Ceren Öztunç Mart ayında ODTÜ Kıbrıs tarafından düzenlenen dans festivalindeydi. Cumartesi günü salsa etkinliği ile başlayan dans festivali  Pazar günü Arjantin Tango ile devam etti.

Kıbrıs ODTÜ kampüsünde gerçekleşen etkinliğe öğrencilerin ve ücretsiz bir katılım olduğu için bölgede ki sosyal tango dansçılarının ilgisi büyüktü. Bölgenin bir diğer okulu olan Kıbrıs Akdeniz Üniversitesi de öğrencileriyle etkinlikteydi. Okulun spor salonunda gerçekleştirilen etkinlikte 1 saat erkek tekniği, 1 saat kadın tekniği ve son olarakta 1 saat partnerli grup dersi yapıldı. Daha sonra bütün öğrencilerle toplu bir yemek yenildi. Herkes o kadar misafirperver, sıcak kanlı ve ilgiliydi ki hiç yabancılık çekmedik.

Aynı günün akşamına okulda düzenlenen bir milongada performans yapıldı. Öğrenciler tangoya çok hevesli. Kıbrıs’da Türkiye de yapılan sosyal etkinliklerden biraz uzak kalmaktan üzülselerde yine de fırsat oldukça katılım yapıyorlarmış. Yeni ve istekli dansçıları sahalarda daha çok görmek dileğiyle.. Tekrar herşey için teşekkürler ODTÜ Kıbrıs dans ekibi, ayrıca bizim bu muhteşem öğrencilerle tanışmamıza vesile olan dostlarımız, ODTÜ Kıbrıs’ın ve Tango Colorido’nun değerli eğitmenli Emrah ve Ümmü’ye sonsuz teşekkürler.

Ekran Alıntısı

IMG-20170313-WA0003

20170312_131357

http://www.tangonar.com/blog/2017/02/09/puente-eskisehir-tango-festivali/

Puente Eskişehir Tango Festivali

Puente Eskişehir Tango festivali ülkemizin en önemli lokal festivallerinden biri. Eskişehir’in önemli eğitmenlerinden Koray – Feyza Orbay çiftinin organize ettiği bu ekinlik gerçekten Türk tangosu adına kaçırılmaması gereken bir etkinlik. Ankara’ya, İstanbul’a, Bursa’ya ve daha pek çok ile olan yakınlığı ile böyle güzel bir festival için gerçek bir köprü Eskişehir…
Bu sene 6.sı yapılan festivalin cast ında ülkemizin önemli eğitmenlerinden Esref Tekinalp, Vanessa Gauch Arabacıoğlu, Utku Kuley, İris Basak Dogdu, ve okulumuzun kurucu eğitmenleri Sercan Yiğit ve Zeynep Aktar vardı. Figen Moran ve Ramo- Gogo’nun müzikleriyle her iki gece de büyük bir enerjiyle geçti. Puente Eskişehir Tango Festivali nde Cuma gecesi de cumartesi gecesi de sabahın ilk saatlerinde pist hep doluydu. Katılımcıların da ilgisi her zaman olduğu gibi yoğundu. Pek çok kişi hem derslere katıldı hem de milongalarda saatlerce dans etti. Tasigo Otel’in şahane atmosferinde yapılan festival kısaca her zamanki gibi çok şık, vermli ve eğlenceliydi.
Bu sene Puente Eskişehir Tango Festivali nin bir diğer pozitif tarafı, derslerin çok enejik olmasıydı. Kadın tekniği ve diğer bütün dersler hem dolu dolu hem de çok eğlenceliydi. Kalabalık sınıflardan gelen yoğun ilgi eğitmenlerin de enerjisini yükseltti ve ortaya bol kahkahalı, bol çalışmalı, çok verimli dersler çıkmış oldu. Pazar gecesi ise tam bir Puente klasiğiydi. İlk önce gece yarısına kadar sürpriz bir kararla Tango Beat Busters’tan Alp Maçkan ve Ramazan Toktay birlikte çalarak son gecenin katılımcılarına şahane bir milonga yaşattılar. Milonga, normalde de milongaların düzenlendiği Dublin’de yapıldı ve Ramo ve Alp alkışlar eşliğinde geceyi bitirdikten sonra after party başladı. Hocalar ve festival katılımcılarının bol bol dans ettiği gecenin sonunda, hafif buruk ama huzurlu ve güzel gülümsemelerle, güzel yorumlarla festival bitirildi. Kendi şehrinizden çok uzağa gitmeden festival havası yaşamak, Türkiye’nin en modern, en güzel şehirlerinden biri olan Eskişehir’de vakit geçirmek, biraz gezmek, başarılı Türk hocalardan ders almak, yeni insanlarla tanışmak, sabaha kadar çok şık bir ortamda dans etmek için şahane bir etkinlik Puente Eskişehir Tango Festivali. Şimdiye kadar hiç katılmadıysanız, takvimlerinize seneye ocak ayı için şimdiden Puente Eskişehir Tango Festivali ne işaretlerinizi koyun.
puente 4 puente 1 puente 3

Kıbrıs Tango Colorido ikinci yıl kutlaması

Bu sene Kıbrıs a, Kıbrıs Tango Colorido nun ikinci yaşını kutlamak için düznlediği etkinlikle gittik. Daha önce İstanbul’dayken tanıştığımız, çalıştığımız Emrah Butusaba ve Ummuhan Gokpınar çiftinin okulu olan Tango Colorido, yeni yaşını kutlamak için bizi çağırdığında çok mutlu olduk. Hep tangosunu merak ettiğimiz, gitmek istediğimiz yerlerden biriydi Kıbrıs. Bu davet sayesinde hem orada show yapacak, hem ders verecek, hem de Kıbrıs’tan pek çok dansçıyla tanışma, dans etme şansı yakalamış olacaktık. Emrah ve Ummuhan’ın ne kadar sıcak ve güzel insanlar olduğunu daha önceki tanışmalarımızdan biliyorduk ama bu etkinlik sayesinde Kıbrıs da ki diğer insanların da ne kadar candan, ne kadar çalışkan olduğunu görmüş olduk.
Kıbrıs da kutlama milongası ilk gittiğimiz gece olan Cuma gecesiydi. Ummuhan’ın güzel müzikleriyle bol bol dans edilen milongada showumuzu yaptık ve show sonrasında da hem Güney  Kıbrıs kesiminden, hem Türk kesiminden pek çok yeni dansçıyla tanışma ve dans etme imkanı bulduk. Kıbrıs da ki bir televizyon kanalına çok güzel bir program hazırlayan Mustafa Elmas’la da mini bir roportaj yaptıktan sonra haftasonu olan yoğun ders programı öncesi güzelce dinlendik. Grup derslerine ilginin çok yoğun olduğu etkinlikte Müzikaliteden, dairesel hareketlere, teknik derslerden, sacadalara kadar pek çok değişik konuya değindik. Bizi sevindiren noktalardan biri; yoğun geçen derslere rağmen, son gün son derste bile kimsenin motivasyonu düşmemişti. Hem grup dersleriyle, hem özel ders programıyla yoğun bir şekilde geçirdiğimiz Kıbrıs’ta akşamları bol bol sohbet ettik, gördüğümüz eski dostlarımızla, tanıştığımız yeni insanlarla çok keyifli vakit geçirdik.
İşimizin en güzel taraflarından biri, hiç tanımadığınız insanların dansına dokunmak, onardaki değişimi, onların bundan ne kadar memnun olduğunu görmek. Bunun yanı sıra bir de yeni insanlarla keyifli sohbetler edince, bilmediğimiz yerlerle, kültürlerle, adetlerle ilgili yeni şeyler öğrenmek. Temas ettiğimiz her insandan bambaşka şeyler öğreniyor, besleniyor ve kendimizi daha da geliştim imkanı buluyoruz. İnanlara tango adına elimizden gelen her şeyi vermek adına çıktığımız yolculuklarda biz de pek çok açıdan beslenip dönmüş oluyoruz. Kıbrıs yolculuğumuz da bizi her açıdan mutlu eden, doyuran çok güzel etkinliklerden biriydi. Umarız çok güzel insanlarla, çok büyük bir emekle devam eden Kıbrıs Tango Colorido nun daha nice yaşlarını kutlarız, görürüz hep birlikte.
colorido tango 3 colorido tango 1
colorido tango 2

İzmir ATZ Dans Okulu Workshop

Türkiye’de en sevdiğimiz, kendimizi en evimizde hissettiğimiz yerlerden biri İzmir. Türkiye’nin en eski, en değerli hocalarından Hakan- Ceyda Gürel çiftinin okulu olan ATZ – A Tango Zone Tango okulu İzmir Alsancak’ta yer alıyor. Giden herkesin kendini çok rahat hissedeceği, çok samimi, küçük detayların bile düşünüldüğü, tertemiz, şahane bir okul İzmir ATZ.
Hakan ve Ceyda Hoca ise hem kişilikleriyle, hem danslarıyla yaptıkları işin kalitesini, farkını hep ortaya koyuyorlar. İlk defa geçen sene ders verdiğimiz İzmir de, yine çok keyifli, çok güzel zaman geçirmiştik. Tadı damağımızda kaldığı için Hakan ve Ceyda Hoca bu sene davet ettiklerinde de büyük bir sevinçle kabul ettik. Gittiğimizde de boşuna sevinmediğimizi bir kez daha anlamış olduk. Derslerin tamamının satıldığı, milonganın çok güzel bir otelin balo salonunda yapıldığı bir etkinliğin içinde bulduk kendimizi. Kadın ve erkek tekniğiyle başlayan 1. günün sonunda Atz’de biraz teras keyfi yapıp karnımızı doyurduktan sonra güzelce dinlendik ve kendimizi daha da yoğun geçecek 2. güne hazırladık. Çok çalıştığımız, çok güldüğümüz, eğlendiğimiz cumartesi derslerinden sonra biraz dinlenip showun gerçekleşeceği İzmir Double Tree by Hilton Oteli’ne doğru yola çıktık. Cumhur Şahin’in güzel müzikleriyle dans edilen gecede, çok şık bir salonda keyifle dans eden büyük bir kitle vardı. Showumuzun sonrasında yine bolca dans ederek geceyi noktaladık.
Pazar günüyse her etkinlikte olduğu gibi hem keyifli hem de biraz buruktu. 2-3 gün boyunca yoğun bir iletişim içinde olduğumuz, sarılmanın da etkisiyle birbirimize hemen alıştığımız insanlarla ayrılacak olmak, dersler yine güzel de geçse biraz sonlara doğru buruklaştırıyor etkinliği. Çok güzel dönüşler aldığımız, verimli zaman geçirdiğimiz İzmir ATZ workshopunun son gecesinin klasiği; Hakan ve Ceyda hocalarla yenilen son gece yemeği. Dürüstlükleriyle, doğruluklarıyla duruşlarına bayıldığımız bu iki güzel insanla günümüz tangosunu konuşmak, değerlendirmek, onların bizlere anlattığı eski hikayeleri, bilgileri dinlemek, bizim için eşsiz bir deneyim. İşlerini büyük bir ciddiyetle, hiç sıkılmadan yapan böyle güzel insanların varlığı bizi hep mutlu ediyor. İşte bu sebeplerden dolayı İzmir e takrar gitmeyi hep iple çekiyor oluyoruz. En kısa zamanda tekrar görüşmek üzere güzel İzmir…
ATZ tango izmir 6 ATZ tango izmir 5
ATZ tango izmir 2

Budapeşte Tango Weekend

Budapeşte de gerçekleştirdiğimiz haftasonu, en çok çalıştığımız etkinliklerden biri oldu. Budapeşte gibi şahane bir şehri önceden gezmiş olmanın avantajıyla aklımız kalmadan gönül rahatlığıyla bolca çalıştık ama eğer daha önce Budapeşte ye gitmediyseniz ve bir iş için oraya gidecekseniz her şeyinizi bu muhteşem şehri görmeye de zaman ayırarak planlayın. Bizce Avrupa’nın en güzel, en etkileyici şehirlerinden biri Budapeşte. Kış aylarında gidecekseniz soğuğa dikkat etmeniz gerektiğini de
şimdiden belirtelim.
Budapeşte deki tango ise yine Avrupa’nın güzel kitlelerinden biri. Cuma gecesi teknik derslerle başlayan programda dersleri de gerçekleştirdiğimiz Barrio del Tango milongasına katıldık ve bir parçalık show yaptık. Cumartesi günü özel dersler ve grup dersleriyle devam eden programın sonunda show da yaptığımız milonga gecesine gelmiş olduk. Çok güzel bir binada, tarihi ve kocaman bir mekanda gerçekleşen milonga çok kalabalık ve çok de keyifliydi. Milonganın son tandasını anons ettiklerinde daha gece yeni başlamış gibi enerjiktik insanların güzel enerjisi sayesinde…
Pazar günü son dersleri de yaptığımızda etkinlik bitişindeki o huzurlu, keyifli, tatlı yorgunluğu yaşama zamanımız gelmişti. Ne zaman insanlarla güzel, verimli çalışmalar yapsak, vücut yorgunluğumuz kendini unutturmamak için çabalasa da, iç huzurumuz bize gerçekten mutluluk veriyor. İnsanların dansına dokunmanın, onlara söylediğimiz birkaç noktayla insanların kendini daha rahat hissettiği zamanki tepkileri bizim işimizin en keyifli tarafı bize göre. Pek çok insan, gerçekten rahatlamak, huzur bulmak, kafasını dağıtmak için geliyor tangoya.
İstanbul’daki sınıflarımızda öğrencilerimizle düzenli olarak tanışmak, onların sıkıntılarını anlamak hissetmek, düzelttiler mi diye kontrol etmek için yeterli zamanımız oluyor. Yurt içi- yurt dışı workshoplarda ise insanları tanımak, gözlemlemek, hatalarını fark etmek, anlatmak ve düzelttiler mi diye kontrol etmek için zamanımız oldukça kısıtlı. Buna rağmen gelen insanlardaki değişikliği fark etmek, onların kafalarındaki soruları yanıtlamak ve bu sayede danslarındaki rahatlamayı görmenin bedeli paha biçilemez.
Çok çalışarak verimli bir şekilde geçirdiğimiz bir haftasonunun daha sonunda güzel hislerle, duygularla ayrıldık Budapeşte den. Hem dans etmek, hem de saatlerce, günlerce gezmek için çok güzel bir şehir Budapeşte. Tekrar gitmek için şimdiden sabırsızlanıyoruz.
untitled
untitled3 untitled2

Bratislava, Tango Vida Weekend

Slovakya’nın başkenti ve en büyük şehri olan Bratislava, Avrupa’nı küçük ama süper tatlı yerlerinden biri. Bratislava da yaşayan Deniz Hazır ve Eşi Lucia’nin okulu olan Tango Vida da, tam bu şehrin ruhuna uygun bir okul. Çok güzel, tarihi bir binanın içerisinde yer alan okula adımınızı attığınız anda kendinizi dış dünyadan soyutlanmış hissediyorsunuz. Deniz ve Lucia’yı tanıdığınızda bu ortamın oluşmasının tesadüf olmadığını anlıyorsunuz. Kocaman ve kahkahalarla gülen, etrafına sürekli enerji saçan bu güzel çift, mesleklerini yürütmenin yanı sıra iş çıkışlarında da gönüllerini fethetmiş olan tangoyla uğraşıyor ve orada tangonun gelişmesini sağlıyorlar. Onlardan önce bu işi bu kadar ciddiyetle ve özene yapan var mıydı bilmeyiz ama onların okullarının, öğrencilerinin ve asistanlarının fark yarattığı ortada.
Derslerin biz oraya gitmeden epey önce yine tamamının satıldığı bu etkinlik bizim için tam bir keyifti. İlk gün çok kalabalık bir kadın tekniği dersiyle haftasonuna hızlı bir giriş yaptığımız,ilk geceden showumuzu da yapıp, milongada insanlarla kaynaştığımız bu etkinlik, Deniz ve Lucia’nın sıcaklığı ve misafirperverliğiyle bambaşka bir boyuta taşındı bizim için. Tüm haftasonu çok yoğun bir programla çalıştık ve sonrasında Budapeşte’deki workshopa geçeceğimiz için birkaç ekstra gün geçirdik Bratislava da. Bu arada Bratislava, Viyana’ya otobüsle veya trenle 1, 1.5 saat uzaklıkta olduğu için bir günümüzü de küçük bir Viyana gezisine ayırdık. Sonrasında ders vermek için Budapeşte’ye de geçeçceğimiz için kalmaya devam ettiğimiz Bratislava da, tanıştığımız pek çok yeni insanla daha çok vakit geçirme imkanı da bulduk.
Tango Vida’nın pratik günü olan salı gününde de oradaydık ve okulun öğrencilerini, işleyişini daha iyi görme imkanımız oldu. Deniz ve Lucia’nın ilgisiyle küçük bir topluluğun nasıl büyüdüğünü görmüş olduk burada geçirdiğimi zamanda. Bu arada Deniz ve Lucia Haziran ayında Bratislava Tango Party adında bir maraton düzenliyorlar ve çok da eğlenceli geçiyor. Her sene değişik bir konsept belirliyorlar. Bu sene için konseptleri “magic”. Türkiye’yi Avrupa’da pek çok yerde çalarak temsil eden gurularımız Ramo- Gogo da yine bu etkinlikte yer alıyorar. Biz de şimdiden gitmek ve eğlenmek için sabırsızlanıyoruz. Bunun yanı sıra, Bratislava da Ekim ayında yepyeni bir festivale de imza atacaklar. Bratislava’da tangonun gelişmesi için ellerinden gelen her şeyi yapan bu güzel çifti yürekten seviyor ve emeklerinin sonuçlarını keyifle takip ediyoruz. Bratislava’da tekrar görüşmek üzere.
Bratislava Tango Vida 2 Bratislava Tango Vida 3 Bratislava Tango Vida 1

Bir öğrencimizin gözünden tango

Bu yazı muhtemelen, benim kendim için yazdığım, kendimi düşünerek yazdığım en samimi yazım olacak. Çünkü şimdi dönüp tangoya başladığım günden bugüne kadar yaşadıklarımı değerlendirdiğimde tango nun beni ne kadar değiştirdiğini fark ediyorum. Tango beni inanılmaz mutlu bir insan yapmadı ama tango bana kendine güven ve hayat duruşu kazandırdı gerçekçi olmam gerekirse.
Tango dan önce de düzgün bir işi olan, hergün işine gidip gelen, üzerine düşen her türlü görevi yapan bir insandım. Ama şimdi bakıp değerlendirdiğimde görüyorum ki, hep benden istenilenleri yapıyormuşum. İçimden söylenen şeyin aksini de düşünsem de ses çıkarmıyormuşum. Bir konuda “dur” demem gereken bir nokta da olsa ağzımdan “dur” sözcüğü çıkmadan istenilenleri yapmaya çalışıyormuşum. Sonra hayatıma tango girdi. Hep gençliğimden beri yapmak istediğim tek danstı tango, bir türlü fırsat bulamadığım, cesaret edemediğim… Birgün tesadüfler sonucu karşıma çıkan bir video, Google’a “tango kursu” yazmam, karşıma çıkan birkaç okulu incelemem, en sonunda cesaret edip birinden içeri girmem ve bambaşka bir duygu. Ben sadece nasıl güvenli adımlar atacağımı öğrendiğimi zannerken, hayatta nasıl güvenli adımlar atacağımı fark etmeden öğrenmiş olmam; dansta dik durmaya çalışırken, oturduğum toplantı masasında daha dik oturmaya başlamam, kadını yönlendirmeyi öğrenirken, bir sohbeti nasıl yönlendireceğimi anlamış olmam…
Sonra sonra fark etmeye başladım, dansın bana kendi bedenime, kendime güvenle ilgili aşıladığı her şey, benim bütün hayatımı, insanların bana bakışını, benimle olan ilişkilerini, her şeyi etkilemeye başladı. Tango; tam da bu sebepten benim için sadece dans değil, bir yaşam biçimi; öğrendiğim hareketleri, karşımdaki kadını sakince yönlendirerek yaptırmak, bir yandan müziği dinlemek ve kendimce yorumlamak, bir yandan pist kurallarına uymak, çevremdeki kimseyi rahatsız etmemek… Aslında bütün bu düzen de kendi içinde bir rituel gibi.
İşin en keyifli tarafı da hiç bitmemesi. Tam biraz kendi içimde rutine döndüğüm anda izlediğim çok heyecan verici bir performans, beklemediğim anda yaptığım çok keyifli bir dans, dinlenmek için oturduğum tandada yapılan çok keyifli bir sohbet, bir anda insanı tekrar heyecanlandırıyor, tekrar tekrar bağlıyor bu büyülü dansa… Siz siz olun, eğer daha tangoyla tanışmadıysanız elinizi çabuk tutun. Çünkü tangoyla iligili tek pişmanlığım; başlamayı düşündüğüm ilk zamanlarda başlamamış olmak. Bu güzelliği hayatınıza ne kadar erken sokarsanız, o kadar şanslısınız… Bu muhteşem hisleri ne kadar erken yaşarsanız, o kadar içiniz açılacak, göreceksiniz….
tango-feet-mary-hopf

Bir öğrencinin gözünden tango…

Tango yla geçen sene mart ayında tanıştım. Küçüklüğümden beri izlediğim filmlerde beni en çok etkileyen bölümlerden biri olmuştur dans sahneleri. Sadece hayatın koşuşturmacası, ailenin okul başarılarıyla ilgili beklentileri derken kendime zaman ayırmayı unutmam sebebiyle yapamasam da aklımın bir köşesindeydi hep dans etmek. Nihayet çok sıkıldığım bir gün, internette karşıma çıkan bir dans gösterisi videosunu izlememin ardından dans kurslarını araştırmaya başladım. Kursları ararken karşıma çıkan yeni videolar beni daha da heyecanlandırdı. En çok içimde olan dans ise nedendir bilinmez tango ydu. İyi ki de tango ymuş! Epey bir süre oyalandıktan, kendi kendime bahaneler ürettikten sonra, en sonunda canımın çok sıkkın olduğu bir gün kendim için bir şey yapmaya karar verdim. Birkaç kursa yaptığım ziyaret sonrası nihayet içime en çok sinen yerde başladım derslere ve o günden beri hayatımın bir parçası artık tango.

Okula giderken tango müziği dışında müzikler dinleyemez oldum. Kendime alacağım kıyafetler, hep gecelere de giyebileceğim kıyafetler olmaya başladı. Doğum günlerimde ailem “sana ne alalım?” diye sorduğunda artık aklımda çok net ve tek bir cevap var ; “tango ayakkabısı” ! İlk önce çekinerek geldiğim, yapabilir miyim diye defalarca sorduğum bir dansın hayatımın bu kadar büyük bir parçası haline geleceğine kesinlikle inanmazdım 2 sene önce sorsalar.

“Neden?” diye kendi kendime düşündüğümde veya danstan arkadaşlarımla sohbet ettiğimizde ise aşağı yukarı hep aynı şeyleri düşünüyoruz. Birinci en önemli sebep ; Tango dersine geldiğinizde okul, ev, iş, aile hiçbir şey düşünmeden sadece kendi bedeninizle ilgili düşünerek güzel bir müzik eşliğinde, bir yandan insanlarla da sosyalleşerek zaman geçirmek insanı hemen etkisi altına alıyor! İkincisi ve bence özellikle tangoyla ilgili en önemlisi hedefiniz hiç bitmiyor. İlk başladığım gün kendime hedef koyduğum şeyi başardığım an bir düşünüyorum ki, o hedefe ulaşmak için çırpınırken yolda daha da ileri seviye hedefler edinmişim. Bu yüzden bir şeyleri bitirip sıkılmaya hiç vakit bulamıyor insan. Özellikle çekingenliği atıp tango gecelerine katılmaya başladıktan sonra insan daha da bağlanıyor bu şahane dansa. Orkestraların farklılıkları, gecelerde dans eden insanları izlemenin verdiği garip bir haz, kendin dans etmek istediğin insanlarla denk geldiğin an işin en eğlenceli kısımları. Hele de anlaştığınız bir partnerle, güzel bir orkestraya denk geldiğinizde yaşadığınız o mutluluk hissi bazen günlerce sürebiliyor.

Sizlere tavsiyem, benim yaptığım gibi çok vakit kaybetmeyin sadece düşünerek. Eğer biraz olsun bu güzel dansı öğrenmek istiyorsanız hemen araştırmaya başlayın ve içinize en çok sinen yerde hayatınızın bir parçası haline gelecek tango yu öğrenmeye başlayın!

tangoyeni sezon başlangıç seviye sınıflarımız

Tango dersi almaya devam neden devam etmeliyiz

Tangonun en güzel yanlarından biri şüphesiz ki hiç bitmiyor oluşu. Tango da resmen canlı, yaşayan, evrilen bir organizma. Dolayısıyla tango dersi verirken de biz eğitmenler de sürekli gelişip değişiyoruz. Arjantin’de tangonun başladığı yıllardan itibaren ne kadar değiştiğini ve geliştiğini görmek ilk başlarda inanılmaz şaşırtıcı geliyordu. Şimdi baktığımızda kendimiz dans ettiğimiz süre boyunca bile ne kadar değiştiğini rahatlıkla görebiliyoruz. Haliyle varlığı neredeyse bir asıra merdiven dayamış bir kültürün ne kadar değiştiğini de tahmin edebilirsiniz.
Aslında tangonun özü, temeli aynı kalsa da bazen bazı stiller daha öne çıkabiliyor, bazen şimdi aklınıza bile gelmeyen bir hareketi birkaç sene önce dansınızın her anında kullandığınızı fark ediyorsunuz. Şimdi kullanmadığınız o hareketleri bir zamanlar sürekli yapıyor oluşunuz da aslında bu değişim ve gelişim için bir ipucu. Bu kadar değişen, gelişen bir mekanizmayı takip etmek hiç kolay değil. Gerçi tango dersi almaya devam edilmesinin ana sebebi “modaya ayak uydurmak” değil, tangonun aslında hiç bitmiyor olması!
Kendinize bir hedef seçiyorsunuz, ona çalışırken yolda yeni hedefler keşfetmiş oluyorsunuz. İlk hedefinize ulaştığınızda bir an inanılmaz bir mutluluk hissediyorsunuz. Dans etme sıklığınıza göre belli bir süre sonra bir bakmışsınız o ulaşmış olduğunuz şey, yolda kendinize seçtiğiniz hedefin yanında gayet normal kalıyor. Aslında tangonun güzelliği de tam bu noktada başlıyor. İçinde her daim bizleri heyecanlandıracak unsurlardan bolca var. Bazen çok yorgun hissettiğiniz bir
anda bile, uyumlu bir panterle güzel bir dans bile hayat enerjinizi tekrar yerine getirebiliyor. İşte bu güzelliği yakalamak, kendinizden sıkılmamak için tangonun dinamik değişiminden yararlanmak için tango dersi almaya devam etmek, çalışmayı, pratikleri hiçbir şekilde aksatmamak gerek. Bu maddelerden birkaçını ara ara eksiltmeye başladıkça danstan aldığımız keyif azalmakta, dans genelde monotonlaşmaktadır. Önceden de belirttiğim gibi tango dersi veren biz eğitmenlerde sürekli gelişip değiştiğimiz için sizlere her geçen gün daha farklı ve yeni bilgiler vermeye devam edeceğiz.
Bitmeyen, sürekli güzelleşen, gelişen bu yapının bir parçası olarak sürekli kendimizi geliştirmeye devam etmekse bambaşka bir keyif. Siz siz olun, sevdiğiniz tarzlara uygun tango dersi veren hocalar, okullar da değişse kendi tangonuzun peşinden gitmeyi, çalışmayı, güzelleşmeyi ihmal etmeyin. Fırsat buldukça dünyaya başka başka pencerelerden bakın, yeni yerler keşfedin ve bu güzelliklerin tadını çıkarın.

Bergen Tango Weekend, Bergen de 10 şahane gün..

Bizim için şahane bir 10 gün geçirdik Bergen’de. Öncelikle şunu söylemeliyiz; Bergen gerçekten masal gibi güzel bir şehir. Kutu gibi rengarenk evleri, gri hava ve fosforlu yeşil çimenleriyle inanılmaz etkileyici, sakinleştirici bir atmosfer var bu şehirde.
Bergen’de yaşayan Türk dansçı İrem Öztürk ve partneri Goran bizi davet ettiklerinde çok sevindik hem Bergen’i göreceğimiz, hem de daha önce bulunmadığımız bir tango komunitesinin içerisinde bulunacağımız için. Bergen Tango Weekend e yoğun bir workshop programı ve showla başladık ve bu 10 günlük serüven bizi çok mutlu etti. Bergen’de ayrı ayrı tango okulları yok. Tango Abrazo adını verdikleri bir komuniteleri var. Çok da güzel ve tatlı bir alanları var. Bu alan tüm üyelerin kullanımına açık. İsteyen herkes gidip burada serbestçe çalışabiliyor, pratiğini yapabiliyor.
Bergen Tango Weekend e katıldıımız okulun yanısıra şehirden biraz daha uzak bir bölgede başka bir okulda da ders verme imkanımız oldu. Bizi en etkileyen kısım milonga düzeni oldu. Milongalarda herkes daha tandanın başında hemen birbirine cabeceo yapıyor, pistin %70’i daha ilk şarkıda dansa kalkmış oluyor. Kalanlar da kendi aralarında 2. Şarkıda eşleşip dansa devam ediyorlar. Tanda bittiğinde pistin %90’ı yerine oturuyor ve bir dahaki tandada herkes hemen tekrar dans ediyor. Sürekli olarak herkesin dans ettiği, sosyalleşmek isteyenlerinde maksimum bir tanda dışarıda bir yerlerde sohbet ettiği milongalardan biz çok keyif aldık. İnsanlar çok sakin, güleryüzlü ve huzurlular.
Bergen Tango Weekend de onların yarattığı bu enerji sayesinde yoğun, bol danslı ve keyfli bir gece geçirdik. Haftada 3 gün milonga ve 1 gün pratik olan bu masal şehrin enerjisini sizler de giderseniz muhakkak hissedin. Bir diğer güzel nokta da, derslere ilginin çok olması ve insanların sürekli “temel” çalışmak istemesiydi. Bergen Tango Weekend de verdiğimiz özel derslerde de, grup derslerinde de herkes sürekli en temeldeki eksikleri üzerine bolca çalışmak istediler, sorular sordular ve anlatılan her şeyi uygulamak için orada olduğumuz süre boyunca çok sıkı çalıştılar. Hem eğitmen, hem de dansçı olarak çok keyif aldığımız bu 10 günlük süreci sezon içerisinde bir daha tekrarlamak üzere bitirdik. Dönüş yolunda fark ettik ki, bu kadar kısa sürede gerçekten özleyeceğimiz güzellikte insanlarla tanıştık, sohbet ettik, dans ettik. Bu vesileyle bizleri Bergen Tango Weekend e davet eden, misafir eden dünyalar tatlısı İrem ve Goran’a bir kez daha teşekkür ederiz…